ŞAVŞAT (SATLEL) KALESİ
Şavşat Kalesi, Merkez Söğütlü Mahallesi’nde, Şavşat kent merkezine 4km. uzaklıkta, Artvin-Ardahan karayolu güzergâhında, iki derenin birleştiği vadinin içerisinde, fazla yüksek olmayan ana kaya üzerinde oval biçimde şekillenmiş, 4 bin metrekare büyüklüğündeki surla çevrelenmiş iç kalesi, 950 m. rakımda ve stratejik bir alanda bulunmaktadır.
Kalenin tarihsel geçmişi Ortaçağ dönemine dayanmaktadır. Bu dönemde yöreye hakim olan Gürcü Bagratlı Krallığı tarafından X. yüzyılda inşa edildişi, XVI. yüzyıl içerisinde Osmanlı egemenliğine girerek XIX. yüzyılın ortasına kadar Şavşat Beylerinin oturduğu yönetim yapısı olarak işlev gördüğü tespit edilmiştir. 1572 tarihli II. Selime ait Osmanlı belgesine göre Kalenin esaslı onarım gördüğü anlaşılmıştır. XVIII. yüzyılın ortalarında ünlü seyyahımız Evliya Çelebi, Kaleden aynı adla kısaca söz eder.

1987 yılında taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenen kale, uzun yıllar kendi kaderi ile baş başa kaldıktan sonra 2007 yılında Yüzüncü Yıl Üniversitesi adına Arkeolog ve Sanat Tarihçisi Yrd. Doç. Dr. Osman Aytekin başkanlığında Ülkemizin farklı üniversitelerine mensup değişik branşlardaki bilim insanlarıyla başlatılan arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları sayesinde; yörede ilk kez yok olmaya yüz tutmuş tarihsel bir değerin yeniden ayağa kaldırılması sonuç vermiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulunun 17.07.2007 tarih ve 2007/12511 sayılı yazılarına istinaden TC Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve destekleriyle yürütülen kazılar neticesinde kalenin önemli bir bölümü kazılmış, kaleye çıkış sağlayan otantik merdivenler ve bekçi kulübesi yapılmış, hamam kalıntısı, şarap mahzeni, bey konağı ve şarap küpü, eczane ile zeminine yerleştirilmiş küpler, yiyecek-içecekleri depolama mekanları gibi birçok mimari kalıntı ortaya çıkarılarak konserve edilmiştir. Başta Osmanlı hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman’a ait altın ve gümüş sikke ile taş malzemeden top gülleleri olmak üzere çok sayıda müzelik değerde seramik kap örnekleri taşınır kültür varlığı çıkarılarak dönemsel tanımlamaları yapılmış ve Artvin’de müze olmadığından Rize müzesine teslim edilmiştir.

ŞAVŞAT (SATLEL) CASTLE
Şavşat Castle is in central Sogutlu District. It is 4km from the city center of Şavşat, via the Artvin-Ardahan highway route, at the confluence of two streams of the valley. The oval shaped castle is on low-lying bedrock. At an altitude of 950m, the citadel is 4 thousand square meters in size and is surrounded by walls and situated in a strategic area.
The castle dates to the medieval period of the historic past. It has been established that the castle was built in the 10th century at the time of the Georgian Kingdom of Bagratin, dominating the region during that period. After coming under Ottoman rule in the sixteenth century, it acted as a management structure which Şavşat Beyler (rulers) inhabited until the mid-nineteenth century. According to an Ottoman document, dating from 1572 and belonging to Selim II, it is understood that the castle had been repaired thoroughly. Our famous traveler Evliya Çelebi mentions the Castle briefly with the same name.

After being left to its fate for many years, the castle was certified as immovable cultural property in 1987. In 2007, thanks to the archaeological excavations and restoration work started on behalf of Yuzuncu Yıl University and under the chairmanship of Archaeologist and Art Historian Ass. Prof. Dr. Osman Aytekin and scientists from different branches belonging to different universities of our country, this historical treasure, seemingly doomed to extinction, has once again gained significance for the first time in the region.

At the direction of the Council of Ministers of the Republic of Turkey directive dated 17.07.2007, article 2007/12511, an important part of the castle has been excavated, and discoveries of a watch box and authentic castle stairs providing output have been made. Many architectural remains, such as bath ruins, a wine cellar, mansion of Bey (ruler), wine cubes, a pharmacy and the cubes placed to the ground, food and beverage storage sites have been uncovered and preserved. Foremost, many cultural assets have been unearthed and periodically identified; including gold and silver coins by the Ottoman ruler Suleiman the Magnificent, cannonballs from stone, plus numerous worthy examples of ceramic containers. As there isn’t a museum in Artvin, they were delivered to the museum of Rize.